K. İnanç IŞIKLAR

Kişisel Web Sayfası

2007 20 Ara

Jeopolitik Kavramı

Filed under: Köşe Yazıları | RSS 2.0 | TB |

Stratejik etkenlerin çoğunu kendi safında bulunduran kimse daha savaşa girmeden karargahta kazanmış; bunların en azını elinde tutan kimse daha savaşa girmeden yenilmiş sayılır – hele hiç bulundurmayanların vay haline. Bu noktadan hareketle, yenen ile yenileni hemen görebilirsin. Sun Tzu

Jeopolitik, coğrafyanın politika ile ilgilerinin bilimidir.

“Evrensel düzeyde değişiklikler yaşıyoruz. Değişmelerin dünya ölçüsünde bilinebilen bütün alanlara yansıması oluyor. Yenilenmekte olan uluslar arası politik yapının iyi izlenmesi, yeni politik yapıda bulunulması düşünülen yeni bir amaç olarak tespiti ve gelişmelrin olabildiğince ülkemiz ve ulusumuz yararına yönlendirilmesi gibi yaşamsal sorunlarla karşı karşıya bulunuyoruz.
Soğuk savaş sonrasında fizik coğrafya değişmedi. Siyasi coğrafyada değişme. Kısacası coğrafi konumda bir değişiklik olmadı.
Değişen; coğrafyayı aktifleştiren ülke güçleri ve uluslar arası birlikler, anlaşmalar. Başka bir anlatımla, evrensel değerdeki güç odakları ile bölge güçlerinin etkinliği değişti.”

“Coğrafya ile siyaset arasında bir ilişki ve bunun önemli bir ilişki olduğu kesindir. Fakat coğrafyanın siyaset üzerindeki etkileri daha çok dolaylı bir şekilde belirmektedir. Ayrıca, kanımca, coğrafi etkenlerin siyasal sistemi belirlediğini (eğer belirlemek yalnızca tek bir sonuç yada çözümün ortaya çıkmasını zorunlu kılmak anlamına geliyorsa) söylemek de doğru değildir. Gerçek odur ki, coğrafi temel üzerinde yaşayan insanların, sadece birkaç konuda seçim yapmaya olanak vermeyen zorlamalarla karşı karşıya bırakır. Bunların dışında, insanın yaşadığı yer, üretim, savunma ve ulaşım sorunlarını çözmesinin koşullarını belirler ve seçim olanakları bir ölçüde sınırlı olsa da, seçenekler hiç yok değildir. İşte coğrafyanın siyaset üzerindeki etkisinden bu anlamda doğru olarak söz edilebilir. Ancak bu etki yalnızca tek yönlü olarak işlememektedir. Yaşadığımız yerin bizi etkilemesi ölçüsünde, bizim de onun üzerinde etkimiz vardır.”

Jeopolitik üzerinde yıllardır çalışan Suat İlhan, jeopolitik gibi büyük bir konu, tek bir tanımın kalıpları içerisine sıkıştırıldığında daima eksikler kalıyor, bu nedenle birden çok tanım yapmak gerekebiliyor, demektedir.

“Jeopolitik, dünya coğrafyasının, coğrafi yapı ve evrensel değerleri inceleyerek, dünya, bölge ve ülke çapında güç ve politik düzeyde hareket tarzı araştırması yapar. Jeopolitik, politika belirlenmesi amacıyla, bir ulusun, uluslar topluluğu ya da bölgenin jeopolitiğin değişmeyen ve değişen unsurlarını dikkate alarak güç değerlendirmesini yapan, etkisi altında kaldığı o günkü dünya güç merkezlerini, bölgedeki güçleri inceleyen, değerlendiren bir bilimdir.”

“Jeopolitik, bugünkü ve gelecekteki politik güç ve hedef ilişkisini coğrafi gücü esas alarak inceler, hedefleri ve hedeflere ulaşma koşul ve araştırmalarını belirler.”
“Jeopolitik bütün güç unsurlarının, coğrafi platformun sahip olduğu değer ve öbür coğrafi verilerle politikaya verdiği yönü açıklar.”
“Jeopolitik, coğrafyanın bütün türleri ve verileri ile aktifleşmesidir, aktif olarak değerlendirilmesidir diyebiliriz. Coğrafi platform üzerinde güç merkezlerini karşılaştırmalı olarak değerlendirir, politik düzeyde güç ve hedef ilişkisi kurar. Bir devletin güvenlik ve gelişme politikasının bilimsel zeminini oluşturur.”

“Jeopolitik, devletlerarası ilişkiler, devletin kudretinin oluşumunda, kuvvet dengelerinin şekillenmesinde, kapsamına aldığı kaynaklarla ülkelerin, hayat ve faaliyet alanlarının, mekanın, doğanın, coğrafi konumun etkisini belirleyen, vurgulayan, bilgi disiplinidir.”

“Sonuç olarak jeopolitik; politika ve coğrafyanın karşılıklı etkileşimine dayanan bir bileşim, daha doğrusu, politika ve coğrafya bir bileşen, jeopolitik ise bileşkedir. Küresel bir bakış açısı ile değerlendirme yaparsak, evrensel ve yerel (her devlet) güçlerinin genel dış politikalarını belirleyen stratejik düşüncenin coğrafi unsurlara dayandırılmasıdır. Bir ülkenin politikasının belirlenmesinde temel faktör yalnızca coğrafi unsur değildir; ekonomik, askeri, kültürel, sosyal değerlerin tamamı ya da bir kısmı da zaman zaman belirleyici etkisi olan etmenlerdir.”

“Eski zaman filozof ve devlet adamlarının yazılarında jeopolitik görüşlerin kırıntılarına rastlanmakla beraber, gerçek anlamda jeopolitik görüşlere, ilk kez Kant’tan ilham alan alman profesörü Friedrich Ratzel’in (1844-1904) 1897’de yayınladığı “Politiche Geographie” adlı eserinde rastlanır. Kendisi, devleti, çeşitli yazılarında halk ile toprağın bir bileşimi olarak incelemiş ve devletin bir yer canlısı olarak öbür canlıların bağlı olduğu yasalara uyarak büyüdüğünü belirtmiştir. Ratzel’in dünya politikasını etkileyen ana görüşü, sınırlar hakkında olandır. Ratzel’e göre sınırlar, değişen bir asimilasyon alanıdır. Bu itibarla sınırlar dinamiktir ve genel olarak genişleyerek devletlerin büyüyen kuvvetlerini yansıtırlar. Sınır, devletlerin büyümesine engel oldukları zaman savaş sebebi olurlar. Ratzel’in bu görüşünden hayat alanı görüşü doğmuştur. Ratzel’in görüşleri özellikle alman jeopolitikçisi K. Haushofer’i ve Hitler’i etkilemiştir.”

Bir ulusun hedefe ulaşmak için ekonomik, siyasal, askeri ve moral güçlerini ve bunlar ile ilgili araçları birbirleri ile uyumlu olarak düzenlemesi ve bilimsel olarak kullanması : YÜKSEK STRATEJİ

MİLLİ STRATEJİ : Bir ulusun barışta ve savaşta ulusal çıkarlarını geliştirmek ve milli hedeflerine ulaşmak için ulusal gücünü geliştirme ve kullanma bilim ve sanatıdır.

ULUSAL GÜÇ : ekonomik, politik, sosyal ve teknolojik yönleriyle, bilimsel ve teknik bir nitelik gösterir. Devlet yönetimini üstlenen siyasal aygıtın başlıca ödevlerinden biri; ulusu saptanmış olan hedeflerine ulaştırmaktır.

Jeopolitik, politikanın coğrafyanın isteklerine göre düzenlenmesini sağlayan bilim dalı olup, doğa ile politika araısnda bir neden sonuç köprüsü kurarak, saptadığı kurallar ve değer yargıları ile politik çalışmalara yön verir. Jeopolitik bir başka deyimle, coğrafi, ekonomik, sosyal, siyasal ve stratejik faktörlerin bir devletin dış politikasına olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır.

2002

This entry was posted on Perşembe, 20. Aralık 2007 and is filed under "Köşe Yazıları". You can follow any responses to this entry with RSS 2.0. You can leave a response here, or send a trackback from your own site.

No comments yet.

Leave a comment

XHTML allowed tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <code> <em> <i> <strike> <strong>


K. İnanç IŞIKLAR by Wordpress 2.3.1
Adaption and Design: Gabis Wordpress-Templates
47 queries - 0.679 seconds.