“Ellerine bir ulusun yazgısı emanet edilen kimseler o ulusun gücü ve erkini yalnız ve ancak gene o ulusun gerçek ve elde edilebilir çıkarları yolunda kullanmakla yükümlü olduklarını bir an olsun unutmamalıdırlar. Bu kimseler düşünmelidirler ki, bir ülkeyi ele geçirmek o ülkenin yurttaşlarına egemen olmaya yetmez. Bir ulusun ruhu ele geçirilmedikçe, bir ulusun irade ve kararlılığı kırılmadıkça o ulusa egemen olmanın olanağı yoktur. Yüzyılların oluşturduğu milli bir ruha hiç bir güç karşı koyamaz.”
Mustafa Kemal ATATÜRK, Mayıs 1935
Bu yazıda Türkiye açısından Avrupa Birliği sürecinin nesnel ve tarafsız bir değerlendirmesini değil, kemalizm ve kemalistler açısından konunun ne şekilde algılandığı ve nasıl değerlendirildiğini okuyacaksınız. Bu anlamda çalışmamız Türkiye AB çerçevesinde tüm görüş ve değerlendirmeleri kapsayan, kategorize eden bir araştırmadan çok siyasal bir tutum belgesi niteliğini taşımaktadır. Bahsi geçen kemalizmin ideolojik çerçevesi kapsam olarak kendisini 1938 sonrası erozyona ve soykırıma uğrayan Mustafa Kemal ATATÜRK devriminin ardından uydurulan yapay “Atatürkçülük” ve “Batıcılık” popülizmininin dışında bir alanda ifade etmektedir.[i]
more… »